Safo
1948
Bir abanoz şamdanı andırırken zeytinler,
Yürüyen cariyelerle oynaştı güvercinler;
Mermer basamaklardan bahçeye indi Safo...
Akşam düştü havuza bir kuru yaprak gibi,
Bir genç kız yanağında dolaşan dudak gibi,
Yumuşak çimenlerde bir an gezindi Safo...
Nemli yapraklariyle mandarin ağaçları,
Bir kadının güneşte kuruttuğu saçları...
Meyveler, tütsü gibi dağıttı kokusunu...
Bahçenin granitten duvarları bir surdu
Birçok ümitsiz adam orda dolaştı durdu...
Duvarların dibine defnetti uykusunu...
Ve onlar ağlarken tunç kapıların dışında,
Safo’nun ihtiraslar parlardı bakışında,
Cariyelerin ince bellerine el attı:
İlâhların verdiği kusursuz güzellikle,
Erkekler ellerini uzatmasınlar diye;
Safo âşıklarını kadınlarla aldattı...